ARKAPLAN RENGİNİ SİZ SEÇİN...

dostumvar

HEDEF SEÇİMİ


“Hayatımız, yaptığımız tercihlerin toplamıdır.”

Dr.W. Dwyer

Kişinin ne olacağı yaptığı davranışlardan belli olur. Aslında bilinçli bir meslek seçimi, öğrencinin bilinçli olmasına bağlıdır. Belirlenecek hedef, öğrencinin gelecekte ne olacağını da ilgilendirir. Bu bakımdan öğrencilerimiz hedef belirlemeyi çok önem vermelidir.

Evet, verimli bir çalışmanın gerçekleşebilmesi için insan ne için çalışması gerektiğini bilmelidir. Hiç kimse bir hiç uğruna emek harcamak istemez. Çalışmak, emek gerektirir. Zordur aynı zamanda. Herkesin gezip dolaştığı, hele sıcak havalarda sahilde güneşlendiği, kırlarda yuvarlandığı bir ortamda bir öğrencinin oturup ders çalışması az fedakârlık değildir; ama ulaşılacak önemli bir hedef olursa bu fedakârlık yapılır. Fedakârlığa değecek bir hedefin olması, verimli bir çalışmanın temelidir.

Peki bu kadar önemli olan ve verimli çalışmanın ön koşulu veya temeli kabul edilen hedef ne demektir? Söyleyelim: Hedef, belirli bir zamanda ulaşılmak istenen noktadır.

Hedef belirleme kişide ulaşılması gereken bir nokta bilincini ortaya koyar. Kişi, o hedefe ulaşmak için çalışır. Yani hedef belirleme, çalışmak için itici bir güçtür. Çünkü istenen, varılması gereken bir nokta vardır. Bu noktaya ulaşmak da ancak çalışmakla olacaktır. O zaman yapılacak iş hemen oturup yapılması gerekenleri eksiksiz yapmaya çalışmaktır.

Hedef belirlemek, ne kadar çalışılması gerektiğini de ortaya koyar. Her iş için gereken emek aynı değildir. İnsanın yirmi kiloluk çantayı taşımak için harcadığı emekle bir kitabı taşırken harcadığı emek aynı olamaz. Çünkü taşınan, farklı iki yüktür. Öğrenci hedefine göre bir çalışma programı yapmalıdır. Çalışma programının ortaya çıkması, bir hedefinin olmasına bağlıdır. Öyleyse plân yapmak için de hedef belirlenmiş olmalıdır.

Öğrenci bazen ders çalışmak istemeyebilir. Biz buna motivasyonun yani ders çalışma isteğinin azalması veya bitmesi diyoruz. Bu durumda öğrenci ulaşmak istediği bir hedefi varsa onu düşünebilir. Hayalini kurduğu, rüyalarına göre okulu düşünebilir. Bu durumda o okula girebilmek için çalışması gerektiğini hatırlar. Çalışmaya başlayabilmesi için bir hedefi olması gerekir yani öyleyse belirlenmiş bir hedef kişinin çalışmaya motive olmasını da sağlar.

Bazen de çalışırken dikkatimiz dağılır. Konsantrasyonumuz bozulur. Dalar gideriz. Çalışmalarımızdan verim alamayız. Bu durumda bizi ateşleyecek, çalışmaya karşı bir istek uyandıracak, dikkatimizi çalışmalarımıza yoğunlaştırmamızı zemin hazırlayacak yani konsantrasyonumuzu sağlayacak bir güce ihtiyacımız olur. İşte belirlenmiş bir hedef böyle durumlarda hatırlandığında kişinin çalışmaya yoğunlaşmasını sağlar.

“Ne iş olsa yaparım abi!” diyen insanlarla çokça karşılaşmışsınızdır, en azından böylelerini duymuşsunuzdur. Dikkat edin, bu insanların tamamına yakını vasıfsız işçidir. Yani uzmanı oldukları belli bir işleri yoktur. Neredeyse hayatın rastgele yaşandığı ülkemizde birçok insan vardır bu şekilde. Bir tarafta işçi açığı vardır, öbür tarafta işsizler ordusu... Çünkü bir yerde işinin ehli uzman işçi aranır. Diğer tarafta: “Ne iş olursa yaparım!” diyen, ama hiçbir işte uzman olmayan vasıfsız işçiler vardır. “Her işi yaparım abi!” diyenler bir hedef belirleyip bir iş dalında uzmanlaşana kadar bu sözü söylemeye devam edeceklerdir. Bu söz, aynı zamanda işsizliğin de bir ifadesidir. Bir işte çalışan birinin hiç: “Ne iş olsa yaparım abi!” dediğini duydunuz mu? Bir işte çalışan adam: “Şu işte çalışıyorum...” der. Yani “Her işi yaparım.” diyenler hiçbir işi tam yapamayan ve sürekli iş arayan kişilerdir. Ellerinde sürekli bir iş yoktur. Bir şey olamamışlardır. Çünkü bir şey olmak gibi bir hedefleri yoktur. Onun için her şey olmaya taliptirler. İnsan her şey olmayacağına göre yapabileceği bir şeyi hedeflemelidir. Sınavlara hazırlanmak da böyledir. “Kazanayım da neresi olursa olsun! Nereye olursa oraya giderim!” demenin başarıya ulaşma adına hiçbir anlamı yoktur. Başarmak için ne kadar çalışacak, neye göre çalışacak, nasıl çalışacak ... belli değil. Rastgele bir çalışmayla rastgele bir başarıya bile ulaşılamaz. Çünkü başarı tesadüflerin sonunda gelmez. Her başarının arkasında mutlaka belirli bir hedefe yönelik verimli bir çalışma vardır. Acar Baltaş’ın da dediği gibi verimli çalışan herkesin başarıya ulaştığı iddia edilemez; ama başarıya ulaşan herkesin verimli bir çalışma gerçekleştirdiği söylenebilir. Öyleyse sınavlara hazırlanırken öğrencinin bir hedefi olmalıdır. “Ne iş olursa yaparım abi!” gibi, “Kazanayım da neresi olursa olsun!” demek de kişiyi başarıya ulaştırmaz, bir sonuca götürmez. Çünkü sonuca gidebilmek için o sonucun gerektirdiği çalışmaların ölçüsü bilinemez.

Bir ilâç yapmak için gereken maddelerden birinin gerektiğinde fazla veya az katılması ilâcı ilâç olmaktan çıkarır, belki de bir zehir hâline getirir. Yani belirli bir hedefe yönelik çalışmaların türü, niteliği ve ölçüsü iyi bilinmelidir. Bunun için de belirlenmiş bir hedef olmalıdır.

Fatih Terim, Galatasaray’ı Avrupa’da şampiyon yapmak için yola çıktı. Dört sene çalıştı. Dört lig şampiyonluğundan sonra şampiyonlar liginden dördüncü kez elendi. Kaybetti sanıldığında o kazanmaya başladı ve UEFA şampiyonu oldu. Daha sonra o takım Real Madrit’i yenip Süper Kupayı da aldı. Bir hedefe yönelik çalışma bazen sonuç getirmiyor gibi görünse de sonuçta mutlaka karşılığında bir başarı gelir. Bu başarı belki ilk başta düşünülen gibi olmaz ama sonuçta bir başarıdır. Avrupa’da yine Terim’in talebesi (öğrencisi) olan Tugay’dan başka Türk futbolcusu yokken bu başarıyla Türk futbolcularının da yeşil sahalarda top koşturduğunu fark etti Avrupalı ve Hakan, Emre, Alpay, Fatih, Ümit, Okan gibi futbolcularımızı transfer etti. (Bu bilgiler 2001 yılına aittir.) Bu bile Fatih Terim’in yaptığı işin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyar. Burada anlatmaya çalıştığımız, bir hedef doğrultusunda yapılan çalışmanın mutlaka ama mutlaka bir şekilde kişiye kazanç olarak döneceğidir. Ama hedefsiz çalışmanın kimseye bir getirisi olmaz. Çünkü daha önce de söylediğim gibi hiçbir başarı tesadüf değildir.

Yelkeni olmayan gemiye rüzgâr yardım etmezmiş. Dümeni olmayan gemiye ise hiç kimse yardım edemez. Onun bir limana ulaşması, hele hele bu limanın istenen bir liman olması çok zordur. O, denizde bir fındık kabuğu gibi savrulup duracaktır. Taa ki serseri kurşun gibi nereye gittiği, ne yaptığı belli olmayan bu gemiyi birileri bulup kurtarıncaya ya da yok edinceye kadar. Tabii gemi bu arada kendisi yok olmamışsa. Şimdi, ne için çalışacağını bilmeyen bir öğrencinin dümensiz gemiden ne farkı vardır? Hangi başarı limanına ulaşıp da istediği okula girer bu öğrenci?

Hedefin yararlarını saymakla bitiremeyiz. Öyleyse sınırlı sayıdaki sayfamızı daha fazla bu konuda harcamak yerine bize daha çok gerekli olan hedefin nasıl olması gerektiği konusuna geçelim. Hedef nasıl belirlenir? Şimdi cevabını birlikte arayacağımız soru bu...

Hedef belirlerken belirlenecek hedefin sağlıklı olabilmesi için bazı kriterlere dikkat etmek gerekir:

Fiziksel durum: Bazı okulların boy, kilo gibi fiziksel bakımdan belli bir standart gerektiren giriş koşulları vardır. Hedef belirlerken bunlara dikkat etmek gerekir. Bazı okullar ise giriş için öğrenciden şınav, mekik, barfix gibi fiziksel yeterlilik ve yetenek gerektiren hareketleri yapmalarını giriş koşulu olarak istemektedir. Birçok okul da okumaya başladıktan sonra bazı fiziksel yeterliliklerin olmasını gerektirir. Hedef belirlerken fiziksel olarak sizi bekleyen durumları dikkate almalısınız.

Sağlık durumu: Pek çok okul ve pansiyon öğrencilerde giriş için bazı sağlık koşulları arar. Örneğin Askeri okullar öğrencide görünen veya görünmeyen hiçbir kusur olmasını istemez. Gözlerinde en küçük bir kusur bile bulunan öğrencinin pilot olmayı, kendisini kan tutan bir öğrencinin de cerrah olmayı hedeflemesi çok mantıklı değildir. Bu nedenle hedef belirlerken belirlenecek hedefin sağlık koşulları da dikkate alınmalıdır.

Karakter özellikleri: Kimi insanlar sinirlidir, kimi insanlar özgür olmayı ister ve emir almaktan hoşlanmaz, kimi insanlar masa başında oturmayı sever, kimi insanları da bağlasanız bir yerde tutamazsınız. Yani insanların karakter özellikleri aynı değildir. Herkesin sevdiği ya da sevmediği özellikleri faklıdır. Örneğin dünyada herkesin sevdiği bir yemek listesi hazırlamak çok zordur. Çünkü birinin en sevdiği yemek bir başkasının hiç sevmediği yemek olabilir. Öyleyse hedef belirlerken karakter özelliklerinizi dikkate alın.

Yetenek: Herkes aşçı olamaz. Herkes futbolcu olamaz. Herkes çöpçü de olmaz. Bilgisayar dahisi olan biri, üç tane keçiyi güdemeyebilir. Çünkü her insanın yetenekleri farklıdır. Bu nedenle kendinizi iyi tanıyın. Sizi tanıyanlarla konuşun. Ailelerinizin görüşlerine başvurun. Çevrenizdekileri dinleyin. Öğretmenlerinize kulak verin. Yani hedef belirlerken yeteneklerinizi dikkate alın.

Hayattan beklentiler: Oturup gelecekle ilgili hayaller kurduğunuzda kendinizi nerelerde görmek istersiniz? Yapmaktan mutlu olduğunuz şeyler nelerdir? Rüyalarınıza giren bir iş var mıdır? İdealiniz var mı? Nerede, hangi ortamda, kimlerle ve nasıl bir hayat yaşamak istersiniz? İşte bunlar kişinin geleceğe yönelik beklentilerinin yansımalarıdır. Hedef belirlerken mantıklı beklentileri dikkate alın.

Ekonomik durum: Ülkemizde sınavla öğrenci alan paralı okullar da vardır. Bu okulların gerektirdiği parayı karşılamayacak olan aile de çok vardır. Bu nedenle hedef belirlerken bu noktaya da dikkat etmek gerekir.

Sosyal durum: İnsan sosyal bir varlıktır ve sosyal bir hayatın baş kahramanıdır. Etrafında komşuları, dostları, arkadaşları vardır. Gelecekte hangi şehirde, ne nitelikte insanlarla ve nasıl bir statüde birlikte olmak istersiniz? Bu sorunun cevabı da hedef belirlenirken dikkate alınmalıdır.

Bütün bunları düşünüp taşınıp, biraz da kaşınıp hedefinizi belirleyin. Eğer belirlediğiniz hedef uçuk kaçık değilse yani onu ulaşılabilir görüyorsanız, gerçekçiyse, ona her baktığınızda sizde bir çalışma aşkı şevki doğuracaksa, açık, seçik ve netse doğru bir hedef belirlemişsiniz demektir. Bu durumda hedefinizi kâğıtlara yazıp, evdekilerin size kızmayacağı yerlere yapıştırın. Örneğin çalışma masanıza, odanızın duvarına, lavabodaki aynaya, bilgisayarınızın ekranının köşesine, dış kapının içine, vestiyerdeki aynaya...

Artık hedefinize ulaşmak için yakından uzağa, küçükten büyüğe yeni hedefler belirlememin zamanı gelmiştir.

Örneğin.

  • Her gün 100 soru çözmek
  • Haftada bir deneme sınavı uygulamak
  • Yazılılardan iyi not almak
  • Not ortalamasını 5 yapmak
  • Dershaneye gitmek
  • Bilgisayar kursuna gitmek
  • İyi bir dil öğrenmek
  • Anadolu lisesini kazanmak
  • İletişim fakültesine gitmek
  • Anadolu Ajansında gazeteci olmak

 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Siten:
Mesajınız:
dostumvar anasayfa => Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=