ARKAPLAN RENGİNİ SİZ SEÇİN...

dostumvar

GULMEK

GÜLMEK

GÜLMEK TEBESSÜM ETMEK
Tebessüm etmek, güler yüzlü olmak çok iyidir. Peygamber efendimiz kahkaha ile gülmezdi. Fakat herkese güler yüz gösterir, tebessüm ederdi. Kahkaha ile gülmek mekruhtur.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Hayrı, iyiliği güzel yüzlü olanların yanında arayınız!) [Dare Kutni]

(Mümin kardeşinin yanında suratı asık durana, melekler lanet eder.) [Hatib]

(İyiliği, güzel yüzlü kimselerden talep ediniz.) [Beyhekî]

İmam-ı Gazali hazretleri, İhya’da, Allah korkusundan ağlamanın faziletini anlatırken, (Az gülüp, çok ağlasınlar) mealindeki âyet-i kerimeyi bildirmektedir. Bir bayan okuyucu, imam-ı Gazali hazretlerini tenkit ediyor, (O âyet kâfirler için inmiştir. Müslümanın ağlaması doğru değildir) diyor. İmam-ı Gazali hazretleri o âyetin kim için indiğini bilmez mi? Demek ki müslümanların da az gülüp çok ağlaması gerekiyor ki, o âyeti bildirmiştir. Âyeti en iyi anlayan Peygamber efendimiz, bu konuda şunları buyurmaktadır:
(Eğer Cennet ve Cehennemi görseydiniz, az güler çok ağlardınız.) [Müslim]

(Gülerek günah işleyen, ağlayarak Cehenneme gider.) [Ebu Nuaym]

(Çok gülmek kalbi öldürür ve müminin değerini düşürür.) [Tirmizi]

(Allahü teâlânın kendinden razı olup olmadığını bilmeden kahkaha ile gülene şaşılır.)
[E. Nuaym]

(Mescitte gülmek, kabirde karanlıktır.) [Deylemi]

Peygamber efendimiz, Hazret-i Mikail’in gülmeyişinin sebebini Hazret-i Cebrail’e sual eder. O da, (Cehennem yaratıldığından beri hiç gülmemiştir) cevabını verir. (İ. Ahmed)

Bezzar ve Buhari’de bildiriliyor ki, Peygamber efendimiz de, rastgele gülenleri görünce, (Benim bildiğimi siz bilseydiniz, az güler, çok ağlardınız) ve (Kur'an-ı kerim, Cennet ve Cehennemin halini bildirirken nasıl böyle gülersiniz) buyurdu. Sonra şu mealdeki âyet-i kerimeler nazil oldu:
(Kullarıma haber ver ki, çok bağışlayıcı ve pek merhametli olduğum gibi, azabım da çok şiddetlidir.) [Hicr 49, 50]

Enbiya ve ulema buyurdu ki:
Ey havariler, sizde iki cahillik alameti vardır. Hayret veren bir şey olmadan gülüyor ve sabaha kadar hiç kalkmadan uyuyorsunuz. (Hazret-i İsa)

Güler yüzlü ol, hiddetlenme! Hep faydalı iş yap, az da olsa zararlı iş yapma! Boş yere gülme, lüzumsuz dolaşma, hiç kimseyi kusurundan dolayı ayıplama, husumette kötü konuşmaktan kaçın! Bir işin olmadan bir yere gitme, günahların için ağla!
(Hazret-i Hızır)

Çok gülenin heybeti azalır, çok şaka yapan hafife alınır.
(Hazret-i Ömer)

Ömrümde bir defa güldüm, ona da pişmanım.
(İmam-ı a'zam)

Cennette ağlamak ve Cehennemde gülmek çok tuhaftır. Fakat Cennete mi, Cehenneme mi gideceğini bilmeden gülmek daha çok tuhaftır.
(Muhammed bin Vasi)

Dört şey, mümini gülmekten alıkoymalıdır: Ahiret işleri, geçim derdi, günahların verdiği sıkıntı, musibetlerden gelen elem.
(Yahya bin Muaz)

Hasan-ı Basri
hazretleri de, kahkaha ile gülen bir gence, (Oğlum, Sıratı mı geçtin veya Cennete gideceğine dair bir garantin mi var da böyle gülüyorsun?) buyurmuş, O gencin de bir daha boş yere güldüğü görülmemiştir.

Üç şey kalbi katılaştırır:
1- Şaşılacak bir şey olmadan gülmek,
2- Acıkmadan yemek,
3- Lüzumsuz konuşmak.

Şu beş şeyi de düşünen kahkaha ile gülemez:
1- İşlediği günahları düşündükçe, endişe içinde olur, gülemez.
2- Yaptığı iyi amellerin kabul olduğunu bilmeden, gülmesi doğru olmaz.
3- Acaba gelecekte neler yapar, akıbeti nasıl olur diye düşünen kimse, endişe içinde olur.
4- Cennet ve Cehennemden hangisine gideceğini bilmeyenin üzülmesi gerekir.
5- Acaba, Allahü teâlâ kendisinden razı mı, yoksa kendisine dargın mı? Bunları düşünen, kahkaha ile nasıl gülebilir?
(Tenbih-ül-gafilin)

Lüzumsuz yere çok gülmek, devamlı mide ile meşgul olmak iyi değildir. Ramazan-ı şerif haricinde de ara sıra oruç tutmalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Aç ve susuz kalarak üzüntülü olmaya çalışın) [Taberani]


SAĞLIK AÇISINDAN GÜLMEK


Niçin tebessüm eder veya güleriz? Kendi kendimizi gıdıklayınca niçin gülmeyiz? Mizah duygusu beynimizin hangi kısmında yer alır? Bunlar gibi birçok soru, bu konuda fazla araştırma yapılmadığı için henüz cevaplandırılamamıştır. Gülmek ve kahkaha klinik bir hâdise olmadığı için, bu konuda fazla çalışma yapılmadığı düşünülmektedir. İnsanlar fazla tebessüm ettikleri ve mutlu oldukları için doktora gitmezler. Ancak bazı insanlar gülme krizleri yüzünden doktora başvurmaktadırlar. Beyinde bazı bölgelerin hasar görmesi sonucu, kontrol edilemeyen gülmeler oluşabilmektedir. Bazı epilepsi (sara) tiplerinde de aşırı gülmeler olabilmektedir.
1962 yılında Tanganika'da bir okulda bir kızda gülme krizi başlar. Kısa bir sürede bu kriz bütün okula yayılır. Bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan bu kriz yüzünden okul üç hafta süreyle tatil edilir.
Nature dergisinin 1998 yılında yayımlanan 391. sayısında "Elektrik Akımı Kahkahayı Uyarır" başlıklı bir makalede beyin ve gülme ile ilgili bilgiler kamuoyuna sunulur.
16. yy'da bir kızın beyninin bir kısmı epilepsi yüzünden çıkarılır. Ameliyat sırasında doktorlar kızın beyninin serebral kortex (beyin kabuğu) denilen kısmında bir bölgeyi elektrik akımıyla uyarırlar. Sol üst frontal gyrus adlı 2x2 cm boyutundaki saha her uyarıldığında, kız daima gülmektedir. Beynin bu bölgesi motor (hareketle ilgili) bölgedir.
Makalenin yazarlarına göre beyinde mizah ile ilgili üç bölüm vardır.
1- Mizahın hissî kısmı ile ilgili bölüm: Gülmenin olması için bir tetikleyenin olması lâzımdır. Mizahî bir hâdise mizah duygusunu uyandırabilir. Beyinde duyguların merkezi de limbik sistemdir.
2- Mizahın düşünme kısmı ile ilgili bölüm (Cognitive part): Mizahın, mizah olarak algılanması için gerekli olan bölümdür. Yani bu bölüm olmazsa yapılan bir lâtife, espri olarak algılanmaz.
3- Gülümsemenin olması için yüz kaslarını çalıştıran motor bölüm: Kaslar, kasları çalıştıran sinirler ve sinir bağlantılarından müteşekkildir.
Bu çalışmalara rağmen hâlâ beyin-gülümseme münasebeti hakkında çok az şey biliyoruz. "Gülümseme nedir? Niçin gülüyoruz? Gülerken beynimizin içinde neler oluyor?" gibi soruların cevabını tam olarak veremiyoruz.

Gülmenin Faydaları / Zararları
Gelotoloji, gülmenin fizyolojik özelliklerini inceleyen bir bilim dalıdır. Bu bilime göre, gülme, ses ve hareketten öte bir şeydir. Gülme sırasında birçok kas koordineli bir şekilde çalışır:
1- Kan basıncı artar,
2- Kalb hızlı atar,
3- Solunum değişir,
4- Nörokimyevî madde seviyesi azalır,
5- İmmün sistem canlanır, harekete geçer.
Gülme sonucu kaslar yumuşadığı için insanlarda bir rahatlama olur. Bazı hastahanelerde morali artırmak için "mizah odaları" vardır.
Psikonöroimmünoloji; psikoloji, nöroloji ve immünoloji kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Stresin ve üzüntünün, sinir sistemine nasıl tesir ettiğini araştırır. Psikonöroimmünolojiye göre hastalıkların % 50'sinin sebebi; üzüntü, stres, hayatı yanlış anlama, karamsarlıktır. Gülümseme, otonom sinir sistemini harekete geçirerek stres hormonlarının ve nörotransmitterlerin seviyesini değiştirir. 60 dk'lık bir komedi programı kortizolu, büyüme hormonunu ve kateşolaminlerin seviyesini azaltır.
Kortizol, immün sistemini baskılar; gülme ile bu baskı ortadan kalkar. Yine gülümseme ile:
- Mikroplarla savaşan ve savunma sistemimizin bel kemiği olan immünoglobünlerin (antikor) seviyesi artar.
- Tabiî öldürücü hücrelerin ve anormal hücreleri yok eden hücrelerin aktivitesi artar.
- İmmün sisteme destek olan plasma sitokininlerin ve gama interferonların seviyesi iki kat artar.
Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi profesörlerinden W. Fry ve Hastalığın Anatomisi adlı kitabın yazarı N. Cousins'e göre gülme, ankylosing spondylitis gibi hayatı tehdit eden bir kollagen doku hastalığında bile kullanılabilir.
1990'da 41 lise öğrencisi üzerinde bir seri deney yapılır. Öğrenciler iki gruba ayrılır. Birinci gruba mizahî, diğer gruba sıradan bir konuşma dinlettirilir. Deney öncesi ve sonrası öğrencilerin tansiyonları ve lgA (immünoglobün) seviyeleri tükürükte ölçülür. lgA, viral ve bakteriyal enfeksiyonlara karşı vücudun ilk savunma silâhıdır. Mizah grubunda lgA miktarı önemli nispette artmıştır. Diğer grupta bir değişiklik olmamıştır.
Gülünce yüz ifademiz değişir. Kol, bacak ve göğüs kaslarımız harekete geçer. Ancak tebessüm bu kadar faydalı olmasına rağmen kahkahanın birçok zararları vardır. Peygamberimiz bu konuyu "kahkaha kalbi öldürür" diyerek yüzyıllar önce dile getirmiştir.
Kahkaha kalb krizlerine, beyin kanamalarına ve felçlere yol açabilir. Bununla ilgili vakalar rapor edilmiştir. Karın bölgesinden ameliyat olanlar kahkaha atmamalıdırlar. Çünkü dikişleri yırtılabilir. Kaburgaları kırılmış insanların fazla gülmeleri de iyi değildir. Bu tip rahatsızlıkları olan insanların yanında kahkaha attıracak espriler yapılmamalıdır.
Size bir tebessüm edemeyecek derecede yorgun birine rastlarsanız, siz tebessümünüzü esirgemeyiniz. Çünkü gülümsemeye en çok muhtaç olan kimse başkalarına verecek tebessümü olmayan kimsedir.
Sözümüzü bir hikâye ile bitirelim:
Garson, servis yaparken müşteriye gülümser, bundan mutlu olan müşteri garsona iyi bir bahşiş verir. Garson sevinir, iyi bir alışveriş yapar. Eve dönerken yolda bir dilenciye rastlar, bahşişin bir kısmını da ona verir. Dilenci de sevinir ve o paranın bir kısmıyla ekmek alır. Kulübeciğine dönerken yolda zayıf bir kedi görür, ona acır. Garsonun verdiği parayla süt alır, kediyi eve götürür, sobayı yakar ve uyurlar. Gece kulübede yangın çıkar. Kedi yaptığı gürültü ile dilenciyi uyandırır. Adam yanmaktan, mahalle de yangından kurtulur.
Tebessüm deyip geçmeyin, bakın nelere vesile oluyor!
 
 
 
Facebook'ta Paylaş



Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ümran, 16.11.2008, 19:17 (UTC):
evet,gerçekten çok ilginç.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Siten:
Mesajınız:
dostumvar anasayfa => Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=